Saç Ekimi Nasıl Yapılır?

Saç Ektirme

Geçtiğimiz günlerde sizlere toplumda en sık görülen sorunlardan biri olan Saç Dökülmesi ve çözüm yollarına dair bilgiler paylaştık, bilimsel yöntemlerle zamanın önlen alınması halinde Alopecia (Saç Dökülmesi) problemi %95’e varan başarı oranı ile önlenebilmektedir. Yukarıdaki satırda da belirttiğim gibi doğru ve zamanında önlem almak gerekir. Geç kalınması halinde ise zarar gören saç kökü yeni kıl üretemeyeceği için kalıcı dökülmeye yani kellik problemine neden olmaktadır.

Saç Ektirme

Kelliğin Çözümü Yok mu?
Öncelikle olaya bilimsel anlamda yaklaştığınızda daha az yada hiç hata yapmamanızı sağlar. Saçların çıkmaması artık kıl köklerinin öldüğü anlamına gelir. Yani kıl kökleri ölmesi halinde hiç bir sprey, tablet vs artık ölmüş olan kıl köklerini canlandıramaz. Yani yeniden saç üretimi sağlayamaz. Tabii ki yinede şansınızı denemenizi öneririm. Özellikle Procapil içeren spreylerden 2-3 ay deneyebilirsiniz. Hafif bir tüylenme görseniz bile kullanmaya devam edebilirsiniz. Fakat herhangi bir etkisini görmezseniz boşuna para vermeye gerek yoktur.

Tek Çözüm Saç Ekimi Yaptırmaktır!
Kellik problemi ile karşı karşıya kalan insanlarda tek çözüm yolu saç ekimi yaptırmaktır. Her gün yüzlerce insan bu yöntem ile kellik probleminden kurtulmaktadır. Özellikle komşu ülkelerden bir çok insan saç nakli için ülkemizi tercih etmektedir. Biraz masraflı bir uygulama olması nedeniyle öncelikle ciddi bir araştırma yapmalısınız. Aksi halde paranızdan çok ortaya çıkan kötü görünüme üzülürsünüz.

Saç Ekimi Nasıl Yapılır, Nasıl Yapılmalı?

Bu konuda ilk bilmeniz gereken bu işin ameliyat ve ameliyatsız yapıldığıdır. Ameliyat sağlık alanında insanları korkutan ve endişe veren bir uygulama olup, aynı durum burada da geçerlidir. Ameliyatla yapılan saç ekimi FUT olarak adlandırılır oldukça eski bir yöntemdir. Ameliyatsız ve daha doğal görünümü elde etmenizi sağlayacak olan FUE saç ekimi ise 2003 yılında geliştirilmiş ve kesinlikle önerdiğim ve uyguladığım bir yöntemdir.

İlk Saç Nakli 1950 Yılında Yapıldı
İlk kıl kökü nakli 1950 yılında Japonya’da yapılmış olup, günümüze kadar bir çok yöntem denenmiş ve bir çoğu başarısız olması nedeniyle uygulaması son bulmuştur. Klasik yöntemlerden sadece FUT kalmış olup, maalesef çok fazla önerdiğim bir uygulama değildir. 2003 Yılına gelindiğinde ise şuan en çok tercih edilen fakat eğitim veren bir yer olmadığı için bileni ve uygulayanı az olan FUE geliştirilmiştir.

FUE Saç Ekimi Nasıl Yapılır?

Her iki uygulamada amaç aynı olmasına karşın FUE tekniğinde uygulama inanılmaz düzeyde basitleştirilmiş ve ameliyathane ortamına gerek kalmamıştır. FUT yönteminde ekilecek kıllar ameliyat ile enseden 20 cm parça şeklinde alınırken FUE ise ekilecek kıl köklerini 0,45 mm çapındaki iğne ile genelde tek tek alım yapmakta ve aldığı gibi bekletmeden, köklerin ölmesine fırsat vermeden yine benzeri iğne ile açtığı deliğe nakil işlemi gerçekleştirmektedir. Öyle ki bu yöntemle sakal, bıyık ve kaş ekimi yapılmaktadır.

Doğal Görünümlü Saçlar İçin FUE Tercih Edin
Ekim yapılacak kıl sayısı (Greft) 1000 ve altında olanlar için ensede sade 1 cm alan traş edilerek oradan iğne ile kökler tek tek alınmaktadır. Alım öncesi dar bir bölge uyuşturularak kişi hiç bir acı hissetmez. İstenilen açı verildiği için en doğal görünüme yalnızca FUE tekniği ile ulaşabilirsiniz. FUE Saç ekimi oldukça geniş kapsamlı bir konu olması nedeniyle farklı bir sayfada ele alacağız. Aşağıda yer alan bağlantıya tıklayarak detayları göreceğiniz sayfaya ulaşabilirsiniz. Şimdi önermediğim fakat sizlerin konu hakkında bilgi sahibi olması istediğim FUT uygulaması ile konuya devam etmek istiyorum.

FUT Saç Ekimi (Önermiyorum)
Her ne kadar önermediğim ve yapmadığım bir yöntem olan FUT hakkında bilmenizi istediğim önemli hususlar bulunmaktadır. Genelde bazı insanların ensesi tampon ile sarılı görürsünüz. Bu arkadaşlar genelde FUT yöntemi ile ekim yaptırdıkları için enselerinde ameliyat yarası bulunmaktadır. O nedenle sargı ile kapatılıp, tamamen iyileşmesi bir kaç ay sürecektir. Tabii ki iz kalmaması imkansızdır. Pek nasıl yapıldığına bir bakalım.

Ameliyathane de Alım Yapılır
Bu uygulama genelde hastane ortamında yani ameliyathanesi bulunan yerlerde yapılmaktadır. Çünkü ekimi yapılacak olan kıl kökleri enseden ameliyat ile doktor tarafından alınmaktadır. Ensede iki kulak arasında kalan bölgede eni 2-3 cm olacak şekilde parça alınır. Aşağıda yer alan görselde alış aşaması gösterilmektedir.

Fut Saç Ekimi

Alınan Kökler Hemşire ve Yardımcı Personel Tarafından Ayrılır
Yukarıda ameliyathane ortamında doktor tarafından yapılan alım sonrası enseden alınan parça genelde hemşire yada yardımcı personel tarafından ayırma yapılır. Tek tek yada 2-3 tane şeklinde yapılan bu ayrıştırma genelde neşter ile yapılmaktadır. Neşter kullanılması nedeniyle köklerin %20-%30 gibi bir bölümü burada zarar görmektedir. Bir bölümü alım ile ekim arasında geçen süreçte oksijensiz kalarak ölmektedir. Ayrıştırma bittikten sonra artık ekim aşamasına geçilmektedir.

Jiletle Kesilerek Kanal Açılır
Kafa derisinden ayrıştırılmış olan kıl kökleri uzun bir beklemeden sonra ekim sürecine geçilir. Tekrar uzman yada doktor tarafından yapılan bu işlem için jilet yada kesici bir alet kullanılarak ekim yapılacak alanda 1-3mm çapında kesikler oluşturulur. Bu kesiklere ayrıştırılmış olan kıl kökleri yerleştirilir. Her anı ayrı bir zorluk olup, maalesef FUE uygulamasını bilmeyenlerin uyguladığı tek yöntemdir.

Saç Ekimi Sonrası Ne Yapmak Gerekir?
Ekim öncesi kişiye lokal anestezi yapıldığı için alım ve ekim esnasında çok ciddi bir can yanması olmayacaktır. Fakat anestezinin etkisi geçmesi ile birlikte 1 hafta sürecek ağrı ve can yanması ile karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle mutlaka ağrı kesici kullanması yanı sıra ayrıca pansuman yaptırması gerekmektedir. Çünkü özellikle ense kısmında ciddi anlamda ameliyat izi bulunmaktadır.

Yatarak Uyumayı Unutun
FUT yöntemi ile yapılan ekimlerde 2-3 gün boyunca geceleri oturarak uyumanız gerekir. Çünkü kafanızı yastığa koyduğunuz anda ekilen kökler kolayca dökülebilmektedir. FUE yönteminde böyle bir sorun olmayıp, kişi istediği şekilde yatabilir, ekilen saçların dökülme riski yoktur.

Ensede İz Kalır
Öylesine ilkel bir yöntem ki bir tarafı kapattığınızda diğer bir tarafta ciddi anlamda soruna neden oluyor. Alım ameliyatla yapıldığı için alım yapılan esne kısmında yeniden saç çıkması imkansızdır. Aşağıda göreceğiniz görsel kalacak izin en basit hali olup, o izi kapatmak için mecburen FUE yöntemiyle yeniden saç ekimi yaptırmanız gerekir.

Ensede İz

Yukarıda bahsi geçen dezavantajlar sadece bir kaçı olup, FUT yöntemini tercih etmeniz halinde daha çok bir sorun ve pişmanlık yaşayacağınızı söyleyebilirim. Yada bu sorunların hiç birini yaşamamak için mutlaka FUE yöntemi ile saç ekimi yaptırmalısınız. Bu konuda daha fazla bilgiye ihtiyaç duyuyorsanız aşağıdaki yorum formundan sorularınızı iletebilirsiniz.

Saç Dökülmesi Nasıl Önlenir?

Dökülmenin Tedavisi

Şuan Türkiye’de bile milyonlarca kel insan bulunmaktadır. Aslında bu insanların %50 gibi büyük bir bölümü zamanında gerekli önlemleri alsalardı şuan kel olmayabilirdi. Onlar fırsatı kaçırmış olabilirler, fakat tam anlamıyla kellik problemi yaşamayan insanlar için bu şans halen devam etmektedir. Peki nasıl olacak? diyenlerden biriyseniz öncelikle ciddi bir araştırma sürecine girmek gerekir.

Dökülmenin Tedavisi

Saç Dökülmesi Nedenleri Hakkında Bilgi Edinmelisiniz!
Vücudumuzda ortaya çıkan herhangi bir sağlık sorunu için ilk olarak ne yapıyoruz? kendimiz sorunun ne olduğu, neden olduğu ve çözümü için ne yapılacağını bilmediğimiz için bir doktora gidiyoruz. Doktor öncelikle şikayetlerimizi dinleyerek sorunun ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Siz anlattıkça hekim muhtemel hastalıkların belirtisini kafasında canlandırmaktadır. Aynı durum Alopecia içinde geçerli öncelikle sorunun saç dökülmesi olup, olmadığına karar vermek gerekir.

Fizyolojik (Normal) Olarak Günde 80-100 Tel Saçımız Dökülüyor
Evet arkadaşlar banyoda saçınızı yıkarken yada sabah uyandığınızda yastıkta gördüğünüz saç telleri sizi korkutmasın çünkü normal bir durum olabilir. İnsanın kafasında 150 ile 220 bin adet saç teli bulunmaktadır. Bunlar doğar, belli bir süre yaşar ve ölür (yani dökülür). Sonrasında kıl kökü sağlıklı ise yeniden doğar, uzar ve yeniden dökülür. İnsan hayatı boyunca yaklaşık 8-10 defa bu şekilde saçların değişim süreci bulunmaktadır. Bu değişim günde 80-100 tel saça kadar mümkün olabilmektedir.

Günde 100 Telden Fazla Dökülüyorsa O Zaman Dikkatli Olun
Evet arkadaşlar bir insanda saç dökülmesi problemi olup, olmadığını teşhis koymak için günlük dökülen kıl sayısı 100’den fazla olmalıdır. Bununla birlikte erkeklerde dökülme öncesi saçlarda kalite kaybı yaşanmaktadır. Yani dökülme başlamadan önce saçlar cansızlaşır, matlaşır, incelir ve sonunda tutunamayarak dökülür. Bir ağacın önce sararıp, sonra kuruması gibi diyebiliriz.

Saç Dökülmesi Tipinizi Bilmelisiniz
Başlıktan da anlaşılacağı üzere Alopecia probleminin bir çok nedeni olduğu görülmektedir. Evet arkadaşlar en önemli hususlardan biride saç dökülmesi nedenleri (tipleri) olup, işe ilk olarak buradan başlamalıyız. Sorunu bildikten sonra çözüm yöntemlerini bulmak oldukça kolaydır.

Saç Dökülmesi Nedenleri (Geniş Kapsamlı): Şimdi dilerseniz sizdeki sorunun ne olduğunu bulalım. Bu kapsamda ilk olarak aşağıda yer alan bağlantıya tıklayarak Alopecia Nedenleri ve Belirtileri sayfasına bakarak sizdeki dökülmenin hangi tip olduğunu bulabilirsiniz. http://www.doktorcanisler.com/sac-dokulmesi/ Lütfen tıklayınız (bu konuya ayrıca kaldığınız yerden devam ediniz.)

Yada Bir Dermatoloğa Görünün: Yukarıda vermiş olduğum bağlantıda kadın, erkeler ve çocuklar ile gençlerde görülen saç dökülmesi nedenleri ve belirtilerine dair bilgiler verilmiş olup, dikkatli incelediğinizde sizdeki sorunun kaynağını bulabilirsiniz. Oldu ki bulamadınız yada tam olarak emin olamadınız, bu durumda mutlaka bir doktora gitmelisiniz. Alopecia problemi yaşayanlar hangi doktora / bölüme gitmeli? sorusunun cevabı Cildiye olacaktır. Yada bireysel anlamda hizmet veren dermatologlara gidebilirsiniz.

Doktor Ne Yapacak? Saç dökülmesi şikayeti ile doktora gittiğinizde ilk yapacağı belirtilere bakarak dökülme tipini belirlemek olacaktır. Daha sonra ise bu soruna çözüm yöntemler olarak genelde sprey, tablet, biotin, şampuan vs gibi ürünler önerecektir. Çünkü bu sorunun cerrahi müdahale yönü yok diyebiliriz. O nedenle dökülme tipini kendiniz belirlemeniz halinde biraz daha kazançlı çıkarsınız.

Erkek Tipi Dökülme Nasıl Önlenir?

Genel konularda bilgi aktardıktan sonra dilerseniz şimdi asıl cevabını merak ettiğiniz hususlara geçelim. Öncelikle erkeklerden başlayalım. Her ne kadar erkeklerde kellik problemi daha fazla olsa da onlarda çözüm yolları daha kolaydır. Çünkü erkeklerde görülen saç dökülmesi nedeni %95 aynı sorundan (ailesel, genetik) olup, çözüm yöntemleri %90’a varan başarı ile sonuçlanacak şekilde bulunmuştur.

DHT (Dihidrotestosteron) Baskılanması Gerekir?
Haydaaaa DHT nedir, nereden çıktı bu diyorsanız öncelikle yukarıda vermiş olduğum bağlantıya tıklayarak saç dökülmesi nedenlerine göz atmalısınız. Erkeklik hormonu olan Testosteron ve 5-Alfa Redüktaz enziminin ortaya çıkardığı DHT (Dihidrotestosteron) kıl yapıcı hücreye zarar vererek yeni saç oluşumunu önlemektedir. Böylece dökülen kılın yerine yenisi çıkamayacağı için kişide kellik başlayacaktır. Bizim burada yapmamız gereken DHT Dihidrotestosteron’u baskılamak yani onu kıl köklerine zarar vermekten men etmeliyiz. Peki bunu nasıl yapacağız hemen bu hususa geçmek istiyorum.

Procapil, Finasterid, Minoxidil (İçeren) Bilimsel İlaçlarla
Erkeklerin %95 kadınların ise %50 gibi yarısını etkileyen erkek tipi dökülmenin çözümüne yönelik 3 farklı bilimsel madde geliştirilmiştir. Bunlardan birisi ilk etapta Prostat hastaları için geliştirilmiş fakat kullanan hastalarda kıl artışı görülmesi nedeniyle dozu düşürülerek saç dökülmesi tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Öncelikle Finasterid, Procapil, yada Minoxidil bir ilaç markası vs olmayıp, etkisi FDA (Amerikan İlaç Dairesi) tarafından kanıtlanmış bilimsel maddelerdir. A ürününde de olabilir. B ürününde de bu maddelerden biri içerebilir.

Benim Önerim (Procapil İçeren Spreyler): Özellikle genetik dökülme tedavisinde %92 başarısı bulunan Procapil içeren en etken maddeyi öneririm. Türkiye’de bu ürünü Hair Pharma firması tarafından geliştirilmiş olan Hair Forte Kadın / Erkek formunda bulabilirsiniz. Erkekler için %3, kadınlar için %2 Procapil içermektedir. Sadece Procapil ile sınırlı kalmadan aynı zamanda kaybettiğiniz saç kalitesini geri kazandırmak için Biotin içermektedir.

Tedaviyi Biotin İle Destekleyin
Yukarıda anlattıklarımız DHT (Dihidrotestosteron) hormonunu engellerken ayrıca Biotin kullanarak 2 yada 5mg öneririm. Biotin ise kaybettiğiniz saç kalitesini geri kazandıracak uzama hızını artıracaktır. Yani saç dökülmesi tedavisinde kullandığınız madde ne olursa olsun, mutlaka Biotin ile destekleyin. Sakın tek başına biotin ile çözüm aramayın, tek başına yeterli olmaz.

Kadınlarda Saç Dökülmesi Nasıl Önlenir?

Evet değerli arkadaşlar yukarıda erkeklerde görülen sorunun çözümüne yönelik bilgiler vermeye çalıştım. Şimdi ise kadınlarda görülen Alopecia ve çözüm yollarına bakalım. Kadınlarda dökülme nedenleri çok çeşitli olup, %50 genetik yani erkek tipi Alopecia olarak görülmektedir. Çözüm yöntemi yukarıda anlattığım şekilde olup, sorun aynı olması nedeniyle çözüm yöntemleri de benzerlik göstermektedir.

Kansızlık Problemine Çözüm Bulun (Tedavi Olun)
Kadınlarda görülen dökülmenin önemli bir bölümü ise hanımlara özgü bir sorun olan kansızlık ile alakalıdır. Nasıl ki çiçekler, sebzeler belirli süreçte sulanmadığında kuruyorsa kansızlık nedeniyle yeterli miktarda beslenemeyen kıl kökleri de kıl üretememektedir. Çözüm yöntemi olarak ilk olarak kansızlık problemini önlemelisiniz. Çünkü kansızlığa çözüm bulmanız halinde dökülmede ortadan kalkacaktır.

Guatr Hastalığı Olabilir: Genetik dökülme ve kansızlık problemi yaşamıyorsanız burada bir diğer sorun ise Guatr hastalığı olabilmektedir. Mutlaka bir doktora giderek muayene olmalısınız.

Saçkıran Tedavisi Nasıl Yapılır?

Evet değerli arkadaşlar erkekler, kadınlar derken şimdi ise daha çok gençler ve çocuklarda görülen bir sorunu saçkıran hakkında bilgi vermek istiyorum. Stres kaynaklı olan bu sorunun çözüm yöntemi ilk olarak stres ve moral bozukluğundan kurtulmak olmalıdır. Aksi halde hangi tedaviyi uygularsanız uygulayın başarılı olamazsınız. Saçkıran çok geniş kapsamlı bir konu olup, nedenleri ve çözüm yöntemlerine dair bilgiler verdik, saçkıran ile ilgili aktardığım bilgilere ulaşmak için lütfen aşağıdaki bağlantıyı kullanınız. http://www.doktorcanisler.com/sackiran/

Bir konunun daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Fakat aktardığım bilgiler sizin merak ettiğiniz soruya cevap olmadıysa lütfen aşağıdaki soru ve yorum formundan sorunuzu iletiniz.

https://www.canisler.com/sac-dokulmesi-nasil-onlenir/

https://www.sachastaliklari.com/dokulen-saclar-cikar-mi/

Saçkıran (Alopesi Areata)

Saçkıran Tedavisi

Tüm insanlığın ortak sorunu haline gelen Saç Dökülmesi ile ilgili bilimsel anlamda bilgi veren kaynaklarda Alopecia kelimesini çok sık görürsünüz. Çünkü tıp dilinde Saç Dökülmesini özetleyen bu kelime ayrıca Alopecia Areata, Totalis, Universalis gibi çeşitli eklerle karşınıza çıkabilir. Buda demek oluyor ki saç dökülmesi çeşitleri (tipleri) olduğu anlamına gelmektedir. Bir önceki konumuzda Saç Dökülmesi Nedenleri konusunu ele alırken özellikle kadınlar ve erkeklerde sık görülen nedenler ele alındı. Bu sayfada ise Alopecia Areata yada Alopesi Areata olarak bilinen Saçkıran konusunu işleyeceğiz. Türkiye’dede gençler ve orta yaş insanların ciddi sorunu olduğu söylenebilir?

Saçkıran Tedavisi

Saçkıran Nedir?
Latincesi Alopecia Areata olup, Türkiye’de saçkıran yada pelad hastalığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir tür saç dökülmesi olup, tedavisi mümkün bir hastalıktır. Sayfanın devamında nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri ele alınacaktır. O nedenle sizden ricam sayfayı sonuna kadar incelemenizdir.

Saçkıran Neden Olur?
Öncelikle bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış bir neden göremezsiniz. Fakat bilim adamları ve dermatologların üzerinde durduğu hususlar başta aşırı stres, korku, üzüntü, moral bozukluğu olmaktadır. Çocuklar yanı sıra 30 yaşına kadar orta yaş kadın, erkek herkese görülebilmektedir.

Herhangi Bir Belirtisi Yoktur: Genel saç dökülmelerinde dökülme öncesi saçlar kalitesini kaybedip, cansızlaşırken ortaya bir belirti çıkmaktadır. Alopecia Areata sorununda ise maalesef hiç bir belirti olmadan ani gelişen bir durumdur.

Madeni Para Genişliğinde Dökülme Olur
Saçkıran sorununu diğer dökülmelerde ayıran en belirgin özelliği dökülmenin madeni para büyüklüğünde bir yada bir çok noktada olmasıdır. Dökülen alanda hızlı bir açılma olup, saçların olduğu yerde parlak bir cilt ortaya çıkmaktadır. Uzaktan bakıldığında bile dikkat çekmektedir.

Saç, Sakal Dahil Vücudun Her Yerinde Görülür
Türkiye’de insanlar bu soruna genelde Saçkıran, Sakal Kıran deseler de aslında sorunun kaynağı sadece saçlar olmayıp, vücudumuzda kıl olan her yerde etkisini görebilirsiniz. Saçlarda daha dikkat çekici ve belirgin olması nedeniyle biraz daha üzerinde durulmakta o nedenle Saçkıran Tedavisi şeklinde çözüm yolları aranmaktadır. Bazı erkekler ise aramayı sakal kıran üzerinden yapmaktadır. Çünkü onların sakal bölgesinde olduğu için böyle bir şeye gerek duymaktadır. Konunun başında da belirttiğim gibi saçta, sakalda, kaşlarda nerede olursa olsun hepsi Alopesi Areata olup, tedavisi hepsinde aynı olmaktadır.

Saçkıran Nasıl Geçer?

Bakımlı olan insanların en çok önemsediği aksesuarlar hiç şüphesiz saçları olup, bir anda ortaya çıkan bu dökülme maalesef kişiyi daha fazla strese ve bazen bunalıma sokmaktadır. Aslında sorunun kaynağı da bu olup, bu sefer tam tersini yapmak zorundayız. Gergin, üzgün, korku ve moral bozukluğu ile neden olduğumuz bu durumdan kurtulmak için ilk görev kişiye düşmektedir. Geriye dönüp bakarak, soruna neden olan stres, üzüntü, korku neyse bunu tespit ederek ondan sıyrılmak gerekir.

Aileler Çocuklara Baskı Yapmayın! Özellikle okula giden ve dersleri kötü olan çocuklar, gençlerde bazen ciddi korku durumu olabilmektedir. Ailesinin kızacağından korkarak sorunu kendi içerisinde yaşamakta ve sürekli aynı stres ile yaşamaktadır. Bu durum maalesef bağışıklık sisteminin zarar görmesine ve Alopesi Areata gibi sorunlarla vücuda zarar vermesine neden olmaktadır.

Kafaya Takma (Obsesif Kompulsif) Bozukluktan Uzak Durun
Yaşadığınız sorun her ne olursa olsun mutlaka kendimizi mutlu edecek, sorunlardan uzaklaştıracak ortamlar oluşturmamız gerekir. Yaşadığımız sorun her neyse bile çözümsüz olmadığı gibi dünyanında sonu değildir. Stres ve kafaya takma bir noktadan sonra Obsesif Kompulsif halini almaktadır.

Saçkıran Tedavisi Nasıl Yapılır?

Ortaya çıkan Alopesi Areata kesinlikle çözümsüz olmayıp, tedavi için öncelikle erken davranıp, soruna neden olan stres, üzüntü gibi durumlardan uzaklaşmak gerekir. Aksi halde uyguladığınız hiç bit tedavi başarılı olmayacaktır. Bu noktadan sonra bitkisel ve bilimsel anlamda uygulayabileceğimiz Saçkıran Tedavi yöntemleri bulunmaktadır.

1) Sarımsakla Saçkıran Tedavisi: Bu tür sorunları yaşayan insanların ilk uygulaması gereken yöntem bitkisel bir uygulama olan sarımsak olmalıdır. Tedavide başarı oranı %50 olup, uygulayan her iki saçkıran hastasının birinde başarılı olmaktadır. Burada ihtiyacımız olan sağlam bir sarımsak olup, sakın sarımsak yağı, şampuanı, losyonu vs gibi ürünlerle zaman kaybetmeyin. İhtiyacımız olan kokusundan hoşlanmadığımız sarımsak olup, ortadan keserek işe başlıyoruz. Saplı tarafını tutarak kesik olan kısmı saçkıran sonucu dökülen cilde sürüyoruz. Cildi tahriş edeceği için biraz canınızı yakabilir. Burada yapılan uygulama kıl köklerini besleyen damarların genişleme ve kan akışının hızlanmasına yöneliktir. Bu uygulamanın etkisini görmek için en az 2-3 ay boyunca uygulamanız gerekir. 3 Aylık süreçte herhangi bir etkisi olmaması halinde bir diğer uygulamaya geçilir. Çok az bir faydasını bile görseniz istediğiniz aşamaya gelene kadar devam etmelisiniz.

2) Kortizon Uygulaması: Yukarıda kendimizin uygulayabileceğiniz sarımsak tedavisi başarılı olmaması halinde uygulayabileceğimiz bir diğer tedavi ise kortizon enjeksiyonu olup, burada bizim çabalarımız yeterli olmayacaktır. Çünkü kortizon enjeksiyonu doktor tarafından yapılmaktadır. Bunun için mutlaka bir dermatoloğa gitmek gerekir. Çok ince bir enjektör ilse saç köklerine ilaç (kortizon) enjekte edilmektedir. Yan etkileri nedeniyle belirli aralıklarla yapılabilmektedir. Tedavide başarı oranı %70-%80 oranında olup, yinede kesin gözle bakmamak gerekir.

3) SADBE İlacı (Squarik Asit Di Butil Ester): Bir üstteki kortizon enjeksiyonu çözüm olmaması yada kortizon ile hiç zaman kaybetmeden SADBE tedavisine başlayabilirsiniz. SADBE Nedir? diye soracak olursanız dünya genelinde saçkıran tedavisine yönelik geliştirilmiş iki maddeden biridir. Tedavide %95 başarı oranı olan SADBE (Squarik Asit Di Butil Ester) Saçkıran tedavisinde sebebe yönelik etki etmektedir. Daha önceleri sadece tecrübeli eczacıların hazırladığı bu madde geçtiğimiz yıl Hair Pharma firması tarafından (Saç Dökülmesi tedavisinde önemli yenilikleri vardır) Roll-on ürün haline getirilen SADBE saçkıran tedavisinde en çok önerilen tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır. Dermatoloğa gerek kalmadan kendiniz evinizde uygulayabilirsiniz.

4) DPCP (Di Phen Ci Pron): Saçkıran tedavisinde sebebe yönelik iki bilimsel madde bulunduğundan bahsettik, birincisi ve tavsiye edileni SADBE olup, onun dışında kısa adı DPCP olan (Di Phen Ci Pron) yazılıp, Difensipron olarak okunan bir madde etkili olmasına karşın kısırlığa neden olan yan etkisi başarısının önüne geçmektedir. Çünkü yapılan araştırmalarda kısırlığa neden olduğu tespit edilmiştir. O nedenle çocuk sahibi olmayı düşünenlerin DPCP maddesini kullanmaları önerilmez.

2-3 Yıl İçinde Çözüm Olmazsa Saç Ekimi Gerekebilir
Yukarıda belirtilen uygulamalardan biri SADBE ilacı olup, başarı oranı %95 yani kesin çözüm anlamına gelmez. Sayfada belirtilen uygulamalardan çözüm almamanız halinde tek çıkar yol Saç Ekimi olacaktır. Bu noktadan sonra araştırmanız gereken en mantıklı yol FUE Saç Ekimi uygulaması olacaktır.

Kaynaklar
http://www.sachastaliklari.com/sackiran-nasil-gecer/
http://www.sachastaliklari.com/sackiran-ilaci-sadbe/

Saç Dökülmesi (Alopecia)

Alopecia

Soruna fiziki yönden bakıldığında hepsi aynı görünmekte, yani saçların dökülmesi sonucunda ortaya çıkan geçici yada kalıcı olarak kellik gibi görülmektedir. Fakat konunun derinliklerine indiğinizde ise saç dökülmesi sorununun nedenleri kişiden kişiye değiştiği 10’dan fazla neden olduğunu görürsünüz. Görmenizde gerekir, çünkü soruna çözüm bulabilmek için öncelikle sorunun kaynağını bilmeniz gerekir. Bu sayfada en sık görülen Alopecia tipleri, nedenleri, belirtileri ve çözüm yöntemlerine yer vereceğiz.

Alopecia

Saç Dökülmesi Nedenleri?

Yukarıda da belirtildiği gibi 10’dan fazla sebebi bulunmaktadır. Fakat insanlar arasında en yaygın neden Androgenetik (Ailesel) olup, erkeklerde neredeyse (%95) tek neden olduğu söylenebilir. Kadınlarda durum biraz farklı olup, onlara özgü durumlardan dolayı oranlar değişmektedir. Androgenetik kadınlarda da geçerli olup, ayrıca kansızlık, gutr hastalığı, gebelik, doğum, menopoz gibi farklı süreçlerde görülen geçici ve kalıcı dökülmeler bulunmaktadır. Çocuklar ve gençlere bakıldığında ise onlarda daha sık Allopecia Areata (Saçkıran) problemi karşınıza çıkmaktadır. Şimdi dilerseniz konuyu daha detaylı hale getirelim. En sık sorunun yaşandığı cinsiyet olan erkekler ile konuya giriş yapalım.

Erkeklerde Saç Dökülmesi Neden Olur?

Konunun giriş kısmında da belirtildiği üzere erkeklerde en sık görülen neden Androgenetik yani ailesel saç dökülmesi problemidir. Anne babasında dökülme / kellik olan insanlarda sık görülmesine karşın anne babasında herhangi bir sorun olmadan da dökülme sorununu yaşayabilirsiniz. Burada uzmanların hem fikir olduğu nokta bir kaç göbek (nesil) önceki kalıtsal olduğu düşünülmektedir. Yani demek istediğim özellikle anne babasında dökülme / kellik sorunu olan erkekler / kızlar oldukça dikkatli olmalıdır.

Belirtiler 20’li Başlar: Evet değerli arkadaşlar anne babanızda böylesi bir sorun varsa ergenlik döneminde temkinli olmalısınız. Bunun için mutlaka genetik saç dökülmesi konusunda bilgi edinmeli belirtilere karşı hassas olmalısınız. Genetik dökülmelerde bir insanın Fibrozis dediğimiz kellik süreci ile karşı karşıya kalması bazen yıllarca sürebilir. Bu durum erkeklerin şanslı olduğunu göstermekte, çünkü önlem alarak sorunu önleyebilir, yada erteleyebilirsiniz.

Saçta Kalite Kaybı Görülür: Androgenetik dökülmelerde kıl kaybı yaşanmadan önce kalite kaybı yaşanır. Yani saçlarınız dikkat çekecek düzeyde sağlıksız hale ve kalitesiz hale gelir. İncelme, matlaşma, şekil almama gibi durumlar görülür.

Sorunun Kaynağı DHT (Dihidrotestosteron)
Sorunun asıl kaynağına değinecek olursak burada kısa adı DHT olan Dihidrotestosteron karşımıza çıkacaktır. Testeosteron yani erkeklik hormonu ile yakından alakalı olup, Testosteron’un 5-Alfa Redüktaz enziminin etkisiyle DHT’ye dönüşmesidir. DHT kıl kökündeki almaçlara (Reseptör) tutunarak kıl yapıcı hücrenin içine girmektedir. Hücrenin içine giren DHT (Dihidrotestosteron) burada kıl yapımı için gerekli proteinin sentezini yavaşlatmaktadır. Bu durum kıl yapımının ve uzamasının yavaşlaması ve nir noktadan sonra tamamen son bulmasına neden olmaktadır. İçerik biraz karışık oldu farkındayım ama bunu bilimsel olarak başka türlü imkanı yoktur.

Genetik Dökülmeye Giden Süreci İzleyin
Yukarıda aktarmış olduğum DHT (Dihidrotestosteronun) saç köküne ulaştığı ve zarar verdiğini aşağıda yer alan Video’dan izleyelim. Hair Pharma firması tarafından hazırlanmış olan animasyonu izleyince yukarıda aktardığımız bilimsel hususları daha net anlayacaksınız.

Çözümü Nedir? Sorunun kaynağını, kıl köküne nasıl zarar verdiğini öğrendik gördük, şimdi ise bu soruna nasıl bir çözüm bulacağımıza bakacağız. Yapmamız gereken DHT (Dihidrotestosteronun) kıl köküne zarar vermesini önlemektir. Bunun için kullanabileceğiniz bilimsel anlamda etkinliği kanıtlanmış 3 madde bulunmaktadır. Bunlar Procapil (önerilir) Finasterid ve Minoxidil Amerikan İlaç Dairesi FDA tarafından etkinliği onaylanmış olan bu maddeler bir ürün / ilaç ismi değil maddedir. Bu sayfada sadece Saç Dökülmesi Nedenleri yer alacağı için çözüm yöntemlerine farklı bir sayfada geniş kapsamlı olarak değineceğiz.

Kadınlarda Saç Dökülmesi Nasıl Olur?

Dünyanın her yerinde milyonlarca kel erkek görebilirsiniz. Sıradan bir durum haline gelmiş olup, ciddi bir sorun olarak algılanmıyor ve dikkat çekmiyor. Aynı durum bir kadında olsa tüm insanların dikkatini çekebilir. Kel bir kadın görmemeniz onlarda dökülme olmadığını anlamına gelmez. En az erkekler kadar kadınlarsa saç dökülmesi probleminden muzdarip olduğunu söylemeliyim. Eşarp, şal vs ile saçlarını kapattıkları için dikkat çekmeyecektir. Biz burada kadınlarda görülen Alopecia nedenleri, belirtileri ve çözümüne yönelik bilgiler vereceğiz.

Erkek Tipi Dökülme (Androgenetik): Tekrar belirtmek gerekirse saç dökülmesi nedenleri arasında Androgenetik dediğimiz (Ailesel) nedenler 1. sırada yer almaktadır. Bu durum hem erkeklerde hemde kadınlarda geçerlidir. Erkeklerde %95 gibi önemli bir orana ulaşırken kadınlarda görülen dökülmelerin %40-%50’si genetik diyebiliriz. Geri kalan %50 ise kansızlık, hastalıklar ve hormonal dalgalanmaya bağlıdır.

Kansızlık: Kadınlara özgü saç dökülmesi nedenlerinden biride kansızlık olup, bir çiçeğin, ağacın sulanması gibi algılayabiliriz. Ağaç ve çiçek sulanmadığında nasıl ki kuruyorsa sağlıklı bir saçın ihtiyacı olan yeterli kan olmaması halinde ise dökülmeye neden olmaktadır. Çünkü saçlar yeterli kan alamadığı için dökülecektir. Kansızlığın nedeni genelde kadınlarda adet görme özelliği gösterilmektedir. Aynı şekilde makat hastalıklar arasında ciddi bir yere sahip olan Hemoroid (Basur) hastalarında da kansızlık görülür. Mutlaka kan yapıcı ilaçlar kullanmalı ve demir yönünden zengin gıdalarla beslenmeliyiz.

Hastalıklar (Guatr, Kanser Tedavisi) Aynı zamanda bir çok hastalık ve tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri arasında dökülme yer almaktadır. Onlardan birisi yine kadınlarda sık görülen Guatr ve Hipotiroidi hastalığı (tiroit bezinin az çalışması veya iflası) yine Alopecia sorununu ortaya çıkaracaktır. Bu tür durumlarda tedavi edilmesi ve kanser tedavisinde kullanılan ilaçların son bulması ile saçlar yeniden çıkacaktır.

Çocuk ve Gençlerde Saç Dökülmesi Görülür mü?

Sorunun cevabı evet olup, fakat çokta korkuya kapılmamanız gerekir. Çünkü asıl sorunlu olan dökülme problemi 20’li yaşlardan sonra başlayıp, yaşın ilerlemesi ile birlikte riskin arttığını göreceksiniz. Çocuk ve gençlerde daha sık Alopecia Areata halk arasındaki tabiri ile Saçkıran görülmektedir.

Saçkıran, Sakal Kıran: Çocuk ve gençlerde ergenlik döneminde görülen sıkıntı ve stres Saçkıran için tetikleyici olmaktadır. Kesin nedeni belli olmayıp, uzmanlar stres, üzüntü ve aşırı moral bozukluğuna bağlı olarak bağışıklık sisteminin zarar görmesi ile açıklamaktadır. Bölgesel dökülme olarakta biline Alopesi Areata saç, kaş, sakal daha vücudun her yerinde görülebilir. Daha çok saç, sakal, kaş gibi bölgelerde dikkat çekici olmaktadır. Sakal bölgesinde görülene Sakal Kıran gibi farklı bir isim tanzim edilse de sorun bildiğimiz Saçkıran’dır. Tedavisi ilk olarak sorunlar ve stresten uzak durmakla mümkün olup, Saçkıran sayfasında ayrıca detayları bulacaksınız.

Saç Dökülmesi Nasıl Önlenir?

Sayfa tümüyle sorunun nedenleri ve belirtilerine dair bilgilere yer verilmiş olup, yaklaşık 1000 kelimeye ulaşmıştır. Konunun daha fazla uzun ve karışık olmaması için tedavisine dair bilgileri farklı bir sayfada aktarılacaktır. Unutmamanız gereken sorunların çeşitli nedenlerle olduğu gibi tedavileri de farklı şekilde olmaktadır. O nedenle sayfada yer alan bilgileri inceleyerek mutlaka sorunun nedenini bulmalısınız. Gerekirse bu konuda destek almak için doktora (Dermatoloğa) gitmelisiniz.

https://www.canisler.com/sac-dokulmesi-nasil-onlenir/

https://www.sachastaliklari.com/dokulen-saclar-cikar-mi/

Burun Tıkanıklığı Neden Olur?

Burunda Görülen Sorunlar

Küçük büyük milyonlarca insanın ortak sorunu olan burun tıkanıklığı Fizyolojik ve Patolojik nedenlerle görülür. Grip ve Nezle gibi hastalıkların neden olduğu geçici tıkanıklık çok fazla sorun olmayıp, 1 hafta gibi kısa bir sürede normale dönmektedir. Böylesi geçiş süreçleri hastalıkların daha sık yaşandığı kış mevsiminde görülür. Birde sürekli burun tıkanıklığı ile karşı karşıya kalan insanlar bulunmaktadır. Herhangi bir hastalığı olmamasına karşın burun deliklerinin bir yada her iki deliğinde tıkanıklık sonucu nefes almakta zorlanma, horlama ve gece uykudan sürekli nefes nefese uyanma görülür. Bu insanların kendi kendi yapacakları basit bir test ile anlayabilir.

Burunda Görülen Sorunlar

Burun Tıkanıklığı Nasıl Anlaşılır?
Bir önceki konumuzda doğru ve kaliteli nefes almanın burun ile yapılacağını aktarmıştık, çünkü ağızdan nefes alma başta alt ve üst solunum yolları kuruluğuna neden olduğu gibi çocuklarda sık görülen Bronşit ve Astım hastalığına davetiye çıkarmaktadır. Aynı şekilde Farenjit ve Larenjit olan insanlarda tıkanıklık sık görülen sorunlar arasında yer almaktadır. Peki tıkanıklık nasıl anlaşılır? bunu anlamak oldukça kolay olup, parmağınız ile burun deliğinin birini kapatarak sadece burnunuzdan nefes almayı deneyin rahat ve doyurucu nefes alıyorsanız sorun yoktur. Sonrasında aynı işlemi diğer diğerinde denemelisiniz. Çünkü tıkanıklık her iki delikte olabileceği gibi sadece birinde de olabilir. Yaptığınız bu testte doyurucu nefes alabiliyorsanız herhangi bir sorun yoktur. Şimdi dilerseniz bu soruna neden olan ana problemi ortaya koyalım.

Baş Ağrısı, Çabuk Yorulma ve Kanama
Burun tıkanıklığı ile birlikte ortaya çıkan sorunlar sadece soluk almakla sınırlı olmayıp, aynı zamanda baş ağrısı, çabuk yorulma, burun kanaması, horlama, sağlıksız uyku, ağız kokusu ve kuruluğu mutlaka ciddiye alınması gereken sorunlar arasında yer alıp, ağız kokusu sadece dişler ile alakalı bir durum değildir.

İlk Neden Burun Eğriliği
Nasal septum yada halk arasındaki tabiri ile burun orta duvarı 8-10 cm uzunluğunda olup, genize kadar uzanmaktadır. En önemli yapılardan biri olup, burun delikleri ve boşluğunu bir birinden ayıran bu yapının uç kısmı sağlam olmasına karşın bükülebilen bir kıkırdaktan oluşmaktadır. Alın bölgesine doğru ilerledikçe ise yapı kemiğe dönüşmektedir. Burun boşluğunun her iki tarafında ise Konka dediğimiz burun etleri bulunmaktadır. Sağlık için gerekli olan bu yapı alt, orta ve üstte olmak üzere 6 tane bulunur. Sağlıklı bir burunun Nasap Septum yani orta duvarı orta hatta konkaların ise ideal büyüklükte olması gerekir.

İnsanların %70’inde Nasal Septum Deviasyonu Görülür
Yukarıda belirtilen sağlık için gerekli koşullar insanların %70 gibi önemli bir bölümünde maalesef yoktur. Nasal septum tam olarak orta hatta olmayıp, fakat bu durum her zaman kişiyi rahatsız etmeyebilir. Fakat bu durum hep böyle gitmeyerek eğrilik oranı artmaktadır. Nasal Septum Deviasyonu yani burun orta duvarının eğriliğe anlamına gelen bu durum en sık görülen burun tıkanıklığı nedenleri arasında yer almaktadır. Tabii ki soruna neden olan sadece nasal septum deviasyonu değildir. Konya büyümeleri de aynı şekilde sıkıntı teşkil eder.

İkinci Neden Burun Eti Büyümesi (Konka Hipertrofisi)
En önemli nedenlerden biri nasal septum eğriliği olmakla birlikte aynı şekilde burun salgısı görevi bulunan konkaların büyümesi yine tıkanıklığa neden olmaktadır. Konka Hipertrofisi adı verilen bu durum çeşitli belirtileri bulunmaktadır.

Orta Burun Eti Büyümesi Sinüzite Neden Oluyor
Yazının ilk satırlarında burun yapısını ele alırken ana yapının nasal septum olduğunu ayrıca delik ve boşlukları bir birinden ayıran alt, orta ve üst olmak üzere 6 tane burun eti (konka) olduğunu belirttik, alt konka büyümesi kişide tıkanıklığına neden olurken, orta konka büyümesi ise insanlarda sürekli tekrarlayan sinüzit problemine neden olmaktadır. Yani sinüzit problemi olan insanlar mutlaka bunu dikkate almalıdır.

Nasal Septum (Burun Eğriliği) Neden Olur?
Tıkanıklığa neden olan sorunları gördük ve önemli sorunun septum deviasyonu olduğunu anladık, peki bu nasıl septum deviasyonu (burun eğriliği) neden olur? insanlar nelere dikkat etmeli birazda bunu ele alalım. Bu durum genelde doğum esnasında buruna basılması ile oluşan bir sorun olmakla birlikte çocukluk çağından kızlarda 16 erkeklerde 17 yaşına kadar yüz kemiklerinin gelişimi sırasında orta duvarın daha hızlı büyümesi ile oluşur. Yine aynı şekilde yaşadığımız hayatta hatırladığımız yada hatırlamadığımız çarpma ve darbeler ile bu sorun başlamakta ve genelde ilerlemektedir. Burun orta duvarı olması gereken düzgünlüğü kaybetmesi halinde S yada C şeklinde bir görünüme neden olur.

Eğrilik Dışarıdan Çok Dikkat Çeker
Sorun sadece nefes almakla kalmayıp, aynı zamanda sürekli artan yamulma ile kişiyi estetik açıdan rahatsız etmektedir. Çünkü metrelerce uzaktan bile anlaşılır hale gelip, sizinle konuşan insanların eğriliğe odaklandığını görürsünüz. Bu durum özellikle gençlerde ciddi anlamda psikolojik sıkıntıya neden olmaktadır.

Burun Tıkanıklığı Nasıl Geçer?
Evet değerli arkadaşlar sorunun aslında ne kadar ciddi olduğunu gördük, yani bakkalda markette satılan bantlar ile bu sorunu aşma imkanınız yoktur. Çözümü ameliyat olup, sadece 1-1,5 saat gibi bir işlemde hem eğrilik düzeltilmektedir. Tedavi sonrası kişi aynı gün taburcu olarak sadece 2 gün gibi bir süre tampon ile dolaşması gerekir. Bu uygulama estetik ve plastik cerrahi uzmanları tarafından yapılması gerekir. Bunun için Op. Dr. Can İşler’den yardım alabilirsiniz. Bir sonraki konumuzda Deviasyon ve Konka Hipertrofisi tedavisinin nasıl yapılacağını ele alacağız. Bu konuda sormak, öğrenmek istediğiniz hususları aşağıdaki yorum formundan Op. Dr. Can İşler’e iletiniz.

Doğru Nefes Alma Ağızdan mı Burundan mı Alınır?

Solunum Nasıl Olmalı

İnsan yaşayabilmesi için en fazla ihtiyaç duyduğu gereksinimlerin başında hiç şüphesiz kaliteli nefes alma olgusu gelmektedir. Bir çok insanın başına gelen sağlık sorunlarının tedavisi bir çoğunda zoraki olarak ameliyat ile yapılmaktadır. Bu ameliyatların bir çoğu genel anestezi altında hasta narkoz ile uyutularak yapılmaktadır. Hastanın beyin fonksiyonları zarar görmemesi için oksijen ile desteklenmektedir. Yani her an gerekli olan solunum ihtiyacı için sağlıklı bir burun yapısına ihtiyacımız vardır.

Solunum Nasıl Olmalı

Sizce Nefes Ağızdan mı Burundan mı Alınmalı?
konumuza devam etmeden önce sizlerin bu konuda düşüncesini öğrenmek istiyorum. Dilerseniz sayfanın tümünü okumadan önce bu konudaki cevabınızı aşağıdaki soru ve yorum formundan vererek sonrasında verdiğiniz cevabın doğru yada yanlış olduğunu sayfada kontrol edebilirsiniz. Evet arkadaşlar sağlıklı bir solunum nasıl yapılmalı ağızdan mı, burundan mı?

Fizyolojik Olarak Burundan Soluk Almak Gerekir
Bir çok insan nefes almayı ağzı ile yapar ve bazen psikolojik olarak derin derin solunum ihtiyacı hissederler. Oysaki ağızdan alınan solunum insanların sağlığına etkisi olmadığı gibi hastalıklara neden olmaktadır. Bir çoğumuzun ilk defa duyduğu bilgi bilimsel bir gerçektir.

Ağızdan Nefes Almak Sağlık Sorunlarına Neden Olur
Solunum olarak ağzını sık kullanan insanlarda alt ve üst solunum yollarında kuruluk meydana gelir. Bu durum kişinin genelde susama isteğinde artış olması ile anlaşılır. Aslında durum susamaktan çok solunum yollarında ortaya çıkan kuruluk sonucudur. Tabii ki sorunlar bununla sınırlı olmayıp, aynı zamanda ciddi hastalıklara neden olur.

Farenjit, Bronsit ve Astıma Neden olur
Öksürük problemi yaşayan insanlarda yapılan muayenede genelde Farenjit ve Larenjit görülür. Buda ağızdan nefes almanın sonucu olup, aynı şekilde çocukluk yaşta sık görülen sorunlardan biri Bronşit ve önlem alınmadığında Astım hastalığına neden olmaktadır.

İnsanlar Neden Ağzından Nefes Alır?
Sağlıklı bir burun yapısına sahip insan dakikalarca ağzı kapalı durabilir. Çünkü solunum işlemini sadece burun delikleri ile karşılayabilir. Fakat burun yapısında sorun olanlar ve geçici sağlık sorunu olan Nezle, Grip gibi hastalıklar burun tıkanıklığına neden olur. Grip ve nezle gibi durumlar en az 2-3 hafta içerisinde geçen durumlar olması nedeniyle burun tıkanıklığı düzelir. Fakat herhangi bir hastalığı olmamasına karşın burundan soluk alamayan insanlarda ise ciddi anlamda burun problemleri bulunmaktadır.

Burun Tıkanıklığı Neden Olur?
Bu konumuzda soluk almanın önemine yer verdik bir sonraki konumuz ise burun tıkanıklığı ve nedenleri üzerine olacaktır. Genelde doğum esnasında olan bu sorun ayrıca erkeklerde 17 kızlarda 16 yaşına kadar buruna alacakları sert darbelerin neden olduğu bir durumla ortaya çıkmakta olup, iki farklı nedeni bulunmaktadır.

Nasal Semtum Deviasyonu ve Konka Hipertrofisi
Evet değerli arkadaşlar burun tıkanıklığı 2 ana sorunla ortaya çıkmaktadır. Bunlardan en önemlisi nasal septum deviasyonu dediğimiz burun orta duvarında sağa, sola yada her iki yöne eğrilme ile ortaya çıkmaktadır. Burunda ortaya çıkan bu eğrilik ilk başta ciddi sıkıntıya neden olmamakla birlikte ilerleyen zamanlarda aran eğrilik burun boşluğu nefes almamızı sağlayan delikleri kapatacak düzeye gelmektedir. Bir diğeri ise Konka Hipertrofisi yani burun etlerinde büyüme olup, her iki sorunda önemli ve cerrahi müdahale gerektiren sorunlar arasında yer almaktadır. Burun tıkanıklığı sorunları bu sorunu yaşayan insanlarda görülen belirtileri incelemek için aşağıdaki bağlantıya tıklayınız.

Jinekomasti Tedavisi Nasıl Yapılır?

Erkeklerde Meme Büyümesinin Tedavisi

Kadınların önemli bir arzusu olan büyük ve dik göğüslere sahip olmak erkeklerde tam tersi bir sonuca neden olmakta kişide sıkıntı ve psikolojik sorunlara neden olan bir durumdur. Jinekomasti olarak nitelenen erkeklerde meme büyümesi yenidoğan bebekler olmak hayatın her anında bu sorunla karşılaşabilirsiniz. Jinekomastiye neden olan olağan ve olağan dışı durumları daha önceki konumuzda sizlerle paylaştık, aşağıda yer alan bağlantıya tıklayarak erkeklerde meme büyümesi nedenlerini görebilirsiniz. http://www.doktorcanisler.com/erkeklerde-meme-buyumesi-jinekomasti-neden-olur/ Bu sayfada ise jinekomasti sorunu ile karşı karşıya kalan insanların ne yapması gerektiği ve jinekomasti tedavilerinin nasıl yapıldığını göreceğiz.

Erkeklerde Meme Büyümesinin Tedavisi

Jinekomasti Muayenesi Gerekir!
Meme büyümesinden şikayet eden erkeklerin ilk olarak tanı koydurması gerekir. Bunun için ilk olarak jinekomamasti muayenesi gerekir. Bunun için Op. Dr. Can İşler’den destek alabilirsiniz. Muayenenin amacı ğöğüs büyümesine neden olan sorunu bulmaktır. Daha önceki konumuzu okuma imkanı bulduysanız sorunun fizyolojik yani bazı dönemlerde hormonal dalgalanma nedeniyle normal olduğunu görürsünüz. Bunun dışında patolojik olup, bir çok hastalık ve ilaç kulllanımı nedeniyle görülen jinekomasti ile birde İdiopatik yani altında yatan sebebin tam olarak tespit edilemediği durumlardır. Tanı konmasındaki amaç tedaviye gerek olup, olmadığı yada hangi tedavi yönteminin uygulanacağıdır. Bu sorunu en çok yaşayan ergenlik dönemindeki gençler olup, dilerseniz tedavi aşamasına onlarla başlayalım.

Ergenlik Döneminde Jinekomasti Tedavisi
Erkeklerde meme büyümesi iki şekilde olur. Yağ dokusunun büyümesi ki genelde ergenlik döneminde görülen jinekomasti yag dokusunun büyümesi ile oluşur. Birde meme dokusunun büyümesi ile olan jinekomasti bu durum ise genelde ilerleyen yaş ile ortaya çıkmaktadır. Ergenlik döneminde görülen meme büyümeleri 10-16 yaş aralığında sık olup, %90 yağ dokusunda büyüme ile görülür. Östrojen hormonunun yüksek olduğu bu yaşlarda ortaya çıkan ğöğüs büyümesi geçici olabilir. 4 cm altında olan ve şikayete neden olmayan durumlar tedavi edilmeyip, takibe alınır. Genelde 2-3 yıl içinde düzelmesi beklenen bu durumun %10 gibi bir bölümü kalıcı hale gelir. Beklenen süreçte sonuç alımaması halinde doktorunuz tedavi olmasına karar vermektedir.

Yetişkinlerde Meme Büyümesinin Tedavisi
Her yaşta görülebilen bu sorun yaş ilerledikçe riski artmaktadır. Ergenlik döneminde soruna neden olan yağ dokusu ile yetişkin ve yaşlılarda ise sorunun kaynağı genelde meme dokusunda büyümedir. Bu durum genelde geçici olmayıp, mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Tedavi edilmeden önce muayene edilerek soruna neden olan durumlar tespit edilmeye çalışılır. Örnek fazla kilo problemi olan insanlarda meme büyümesi sık görülen bir durum olup, doktorunuz bu durumda zayıflamanıza yardımcı öneriler sunacak ve ideal kilonuza gelmeniz beklenir. Herhangi bir düzelme olmaması halinde cerrahi müdahaleye gerek duyulur.

Alkol, Eroin, Kas Yapıcı İlaçlardan Uzak Durmak Gerekir
Op. Dr. Can İşler muayene esnasında kişinin tıbbi hikayesini çıkarmaktır. Normla hayatta alkol, eroin kullanımı yanı sıra erkeklerin kas yapmak için kullandığı ilaçları alıp, almadığı sorulur. Varsa kullandığı bir ilaç bırakması istenir. Çünkü kas yapıcı ilaçların çoğu vücutta yağlanmaya neden olur.

Genel Yada lokal Anestezi Altında Yapılır
Tedavisine karar verilen meme büyümesi sorunu hastane ortamında yapılması gerekir. Yaklaşık 1 ile 2,5 saat arasında gerçekleşecek bir operasyon olup, kişiye göre genel, lokal yada sedasyon anestezi uygulaması yapılır. Herhangi bir ağrı ve acı hissetmezsiniz.

Liposuction Yöntemiyle Jinekomasti Tedavisi
Meme büyümesi ameliyatında iki yöntem uygulanmaktadır. Sorunun nedenine göre belirlenen bu yöntemlerin ilki yağ aldırma anlamına gelen Liposuction uygulamasıdır. Vücuttaki fazla yağların alınmasını hedeflemektedir. Genelde ergenlik dönemi ve fazla kilolu insanlarda görülen meme büyümesi nedeni yağ dokusunun büyümesi ile olduğu için liposuction oldukça etkilidir. İşleme başlamadan önce meme dokusuna özel bir sıvı enjekte ederek işlemin ağrısız ve daha kolay olması sağlanır. Bu noktadan sonra koltuk altlarında açılan 2-3 uzunluğundaki kesik ile vakumlu bir cihaz ile girilir ve fazla yağ dışarı alınır. Bu işlem aynı zamanda yağlanmaya bağlı fazla kilo problemlerinde de en sık uygulanan yöntemlerdendir.

Jinekomasti Ameliyatı Gerektiren Durumlar
Evet arkadaşlar doktorunuz muayene esnasında sorunun yağ dokusu yada meme dokusu ile olduğunu belirtecektir. Yağ dokusu yönünden zengin olan sorunlarda yukarıda bahsi geçen Liposuction kolayca uygulanırken, meme dokusundaki büyümelerin tedavisinde ise ameliyat gerekmektedir. Yine oldukça basit bir yöntem olup, endoskopi yöntemi ile kapalı ve açık olmak üzere yapılır. 1-3 cm alanda yapılan kesilerle fazla meme dokusu çıkarılmasını hedeflemektedir. Ortaya çıkan ameliyat izi 6-12 ay arasında kendiliğinden kaybolmaktadır. Bazı durumlarda ise önce fazla yağ alınıp, gerek duyulması halinde meme dokusunda küçültme uygulanır.

Jinekomasti Ameliyatı Sonrası Nasıl Bir Süreç Gelişir?
Tekrar belirtmek gerekirse işlem 1 ile 2.5 saat arasında sürmektedir. Bu noktadan sonra odasına alınan hasta bir süre sonra dolaştırılmaya başlanır. Kendini iyi hissetmesi halinde aynı gün evine dönebilir. Yada kişi istemesi halinde bir gece hastanede kalabilir. 1-2 Gün sonra ortaya çıkan hafif ağrılar basit antibiyotiklerle önlenmektedir. Kişi 3 gün sonra kontrole gelir ve baskılı pansuman açılır. Yerine 4-6 hafa kullanması gereken baskılayıcı korse giymesi önerilir. Bu korsenin amacı meme dokusu göğüs duvarındaki yeni yerine yapışması içindir. Ameliyat sonrası geçici morluk, ödem ve hafif uyuşma görülür. Bunlar tamamen doğal ve beklenen durumlardır. Ameliyat ile yapılan yöntemlerde cerrahi gizli dikiş uygulanmakta ve genelde kendiliğinden erimektedir. Dikiş aldırma gibi bir uygulamaya gerek yoktur.

[accordion]
[acc_item title=”Jinekomasti Ameliyatı Fiyatı Ne Kadar?”]Öncelikle sorun ve uygulanacak tedavi yöntemi kişiye göre değişmektedir. Bu nedenle tedavi yöntemi ve ücreti muayene esnasında belirlenmektedir. Op. Dr. Can İşler’e muayene olmak ve bilgi almak için 0533 816 61 98 numaralı hattan kendisine kolayca ulaşabilirsiniz. Klinikleri İstanbul Nişantaşı ve Viyana’da bulunmaktadır. [/acc_item]
[acc_item title=”Jienkomasti Atleti Nedir, Ne İşe Yarar?”]Cerrahi yöntemle tedavi olanlara kontrol sonrası yaklaşık 1 – 1,5 ay kullanacakları korse giydirilir. Bu korse meme dokusunun göğüs duvarına yapışmasını amaçlar. Tedavi dışında kullanımı herhangi bir etkisi olmaz.[/acc_item]
[acc_item title=”Ameliyatsız Çözüm Yolu Yok mu?”]Yağ dokusundaki büyüme nedeni ile ortaya çıkan jinekomasti genelde Liposuction ile ameliyatsız yapılmaktadır. Bunun dışında spor ve egzersiz yöntemleri olup, fakat şuana kadar çokta başarılı olan görülmemiştir.[/acc_item]

[acc_item title=”Ameliyat Sonrası iyileşme Ne Zaman Olur?”]Kişi 3-4 gün sonra normal hayatına, işine dönebilir. 2-3 Hafta sonra ise spor, yüzme gibi işlemlerini kolayca yapabilir.[/acc_item]

[acc_item title=”Jinekomasti Kendiliğinden Geçer mi?”]Yeni doğan bebeklerde anneden geçen hormonlarla bir süre meme büyümesi görülür. Fakat bu durum %100  geçicidir. Aynı şekilde 10-16 yaş aralığındaki gençlerde de kadınlık hormonunun yüksek oluşuna bağlı meme büyümesi olur ve bunların %90 gibi önemli bir bölümü 2-3 yıl içerisinde düzelir. %10 gibi kısmı düzelmeyip, kalıcı hale gelebilir.[/acc_item]
[/accordion]

Erkeklerde Meme Büyümesi (Jinekomasti) Neden Olur?

Jinekomasti

Tüm erkeklerin ortak isteği kaslı, fit ve güzel görünümlü bir vücuda sahip olmaktır. Fakat yaşadığımız süreçte sürekli karşımıza çıkan hormonal dalgalanmalar bazen buna engel olabilir. Özellikle ergenlik döneminde sık görülen sorunlardan biri Jinekomasti yada halk arasında bilinen adı ile erkeklerde meme büyümesi olup, maalesef bireylerin psikolojik sorunlar yaşamasına neden olan bir durumdur. Yaşadığımız süreçte sürekli karşılaşma riski bulunan bu sorunun tedavisi mümkün ve oldukça kolay olup, öncelikle hangi durumda tedavi edilir, hangi durumda kendi kendine geçmesi mümkün bunu bilmek gerekir. Hazırsanız Op. Dr. Can İşler’in erkeklerde meme büyümesi ve tedavisine dair bilgileri aşağıda bulacaksınız. Aklınıza takılan soruları sayfanın sonunda yer alan form ile sorabilirsiniz.

Jinekomasti

Erkeklerde Meme Büyümesi Neden Olur?
Kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de memeyi ortaya koyan iki önemli doku bulunmaktadır. Meme dokusu ve yağ dokusu olmak üzere erkeklerin yaş durumuna göre bunlardan biri sürekli ağır basmaktadır. Genç erkeklerde meme dokusu sorun olurken, orta ve ileri yaşlarda ise genelde soruna neden olan yağ dokusudur. Yani vücudun çeşitli yerlerinde olduğu gibi memelerde yağlanma artması anlamına gelmektedir. Bu dokularda meydana gelen büyüme tek taraflı yada her iki memede geçici yada çok nadir kalıcı soruna neden olmaktadır. Meme dokusu ve yağ dokusunun büyümesinde genelde Östrojen (Kadınlık Hormonu) önemli rol oynamaktadır.

Östrojen Hormonunun Artması Jinekomastiye Neden Olur!
Erkeklerde meme büyümesinin başlıca nedeni kadınlık hormonlarının yüksek olması ile açıklanabilir. Kadınlık hormonu Östrojen bebeklerin %50’si ile ergenlik dönemindeki gençlerin %40 gibi büyük bir bölümünde sıkça görülmektedir. Aynı şekilde yaşlı denecek kadar ileri yaş insanlarda da kadınlık hormonu dalgalanmaları yaşanabilir. Bebeklerde geçici bir durum olup, herhangi bir işlem yapmaya gerek yoktur. 10-16 Yaş arasındaki ergen gençlerde ise yine büyük ölçüde geçici olup, 2-3 yıl bu sorunla yaşamaya alışmalısınız. Yaşlılarda ise sorun genelde yağ dokusu ile olması nedeniyle büyük ihtimal tedaviye ihtiyaç duyarsınız. Erkeklerde meme büyümesine neden olan faktörlere isterseniz aşağıda göz atalım.

Fizyolojik (Normal, Doğal) Nedenler
Erkeklerde meme büyümesi kendi içerisinde doğal karşılanabilen bir durumdur. Fizyolojik nedenler arasında yer alan bu duruma yukarıda bahsettiğim gibi yeni doğan bebekler, 10-16 yaş ergenlik dönemindeki gençler ile yaşlılık durumunda olan bireyler girmektedir.

Patolojik (Sağlık Sorunları, Hastalıklar, İlaçlar) Nedeniyle
Jinekomasti bir çok nedeni olup, onlardan biride patolojik oluşudur. Bu grupta bir çok hastalık ve sağlık sorunu ve kullanmış olduğunuz ilaçlar kişide meme büyümesine neden olmaktadır. Jinekomastiye neden olan hastalıklara baktığımızda özellikle testis sorunları ve hastalıkları öne çıkmaktadır. Başta testis tümörü olmak üzere böbrek yetmezliği, siroz, varikosel gibi hastalıklar sonucu olabilir. O nedenle meme büyümesi sadece estetik bir sorun olmayıp, aynı zamanda ciddi hastalıkların belirtisi ve habercisi olabileceğini unutmamalısınız.

İdopatik (Sebebi Bilinmeyen)
Erkeklerde göğüs büyümesinin bir diğer grubu ise idopatik olup, özetlemek gerekirse neden olduğu tespit edilemeyen anlamına gelmektedir. Jinekomasti sorunlarının önemli bir bölümü idopatik olup, altında yatan nedeni tam olarak tespit etme imkanınız olmayabilir.

Jinekomasti Muayenesi Nasıl Yapılır?
İstanbul’da yaşıyor yada gelme imkanınız varsa Op. Dr. Can İşler’den bu konuda destek alabilirsiniz. Meme büyümesi şikayeti ile başvuran bireylerin öncelikle yaşam hikayesi dinlenir. Alkol, eroin yada erkeklerin kas yapıcı olarak kullandığı ilaçları alıp almadığı öğrenilir. Bu noktadan sonra fiziksel muayeneye geçilir ve kişinin yaşına göre sorunun nedeni fizyolojik ve patolojik olmak üzere ayrıştırma yapılır. Hormonal testler ve hastalık nedeniyle olup, olmadığını anlamak için idrar testleri gibi uygulamalar gerekebilir.Muayene esnasında tedaviye gerek olup, olmadığı ve hangi yöntemlerle tedavi edilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. Çünkü jinekomasti yağ dokusunun büyümesi ile olabileceği gibi meme dokusunun büyümesi ile olabilir. Her ikisi için farklı tedavi yöntemleri uygulanır.

Jinekomasti Tedavisi Nasıl Yapılır?
Muayene esnasında meme büyümesine neden olan durumlar tespit edilirse öncelikle bunun tedavisi gerekir. Örnek vermek gerekirse fazla kilo problemi nedeniyle ortaya çıkan meme büyümesinin ilk olarak zayıflatma yöntemi ile önüne geçilmesi planlanır. Bunun için gerekli diyet, spor ve egzersizler ile kişi ideal kilosuna getirilir. Bu aşamada jinekomasti devam ediyorsa cerrahi müdahaleye gerek duyulur. Aynı şekilde kas yapıcı ilaç kullanan bireylerin bu maddeden uzak durması ve ilerleyen süreçte ortaya çıkacak durum beklenir. Aynı şekilde ergenlik döneminde ortaya çıkan meme büyümesinde çapı 4 cm’den küçük olan ve kişide herhangi bir şikayete neden olan durumlarda bekleme yöntemi uygulanır. Çünkü ergenlik döneminde bu sorun büyük ölçüde geçici olup, 2-3 yıl içerisinde normale dönebilmektedir.

Op. Dr. Can İşler Anlatıyor
Aşağıda yer alan Video’da Doktor Can İşler erkeklerde meme büyümesine neden olan faktörleri aktarıyor. Sorunuzun cevabını bulamadıysanız aşağıda yer alan formdan sorunuzu iletebilirsiniz.

Jinekomasti nedenleri hakkında aktaracaklarımız şimdilik bu kadar olup, göğüs büyümesi tedavisine dair geniş kapsamlı bilgileri aşağıda yer alan bağlantıdan inceleyebilirsiniz.

Kelliğin Çözümü Nedir?

Kellik nasıl önlenir

Sorun milyonlarca insanda olduğu gibi önceleri sadece saçta kalite kaybı olarak başlar, dökülme, seyrelme, açılma ve kellik olarak devam eder, yada siz dökülme tipinizi öğrenip, gerekli tedavi yöntemlerine geçmeniz halinde dökülme ve kelliğin önüne geçmiş olursunuz. Yani kelliğin ilk çözümü böylece karşımıza çıkmış olmaktadır.

Kellik nasıl önlenir

Saç Dökülmesi Nedenleri
Kadın, erkek, çocuk herkeste görülme riski bulunan saç dökülmesi nedenleri birden fazla sorun ile ortaya çıkmaktadır. En sık görülen ve erkeklerin %95’i kadınların %50’sini etkileyen Androgenetik (Genetil, Irsi, Ailsel) dökülme aynı zamanda erkek tipi saç dökülmesi olarak adlandırılmaktadır. Sorunun kaynağı saç kökü ile alakalı olup, daha fazla bilgiye aşağıda yer alan bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz. http://www.doktorcanisler.com/sac-dokulmesi-neden-olur/

Saç Köklerinin Ölmesine Müsade Etmeyin
Bir başka konumuzda kılın yapısını ayrıntılı şekilde tanıyalım. Saç kökü kıl, yağ, ter ve saça rengini veren melanist maddesini içermektedir. Burada hazırlanan kıl cildin dışına çıkmaktadır. Kıl kökü hemen alt kısmında yer alan atar ve toplardamar ise kılın ihtiyacı olan kan ve oksijen ihtiyacını karşılamaktadır. Genelde erkeklerin kellik problemi yaşamasındaki neden dökülme türünün saç kökünden kaynaklı olmasıdır. DHT hormonu saç köküne zarar vererek önceleri saçın kalitesini azaltmakta, sonrasında ise kök kıl yapamaz hale gelmektedir. Yeniden kıl yapamayan saç kökü ölmüş demektir. Bu noktadan sonra tedavi bir işe yaramayacaktır.

Üst Bölgesi Tamamen Döküldüyse Geç Kaldınız Demektir
Erkek tipi dökülme genelde alın kısmından başlayabileceği gibi tepeden saçın ortasında açılma şeklinde başlar ve saçın üst kısmına yayılarak devam eder. Bu süreçte DHT hormonu baskı altına alınmaması halinde tepe kısmında tüm saçlar dökülür. Ense ve yanlar genetik dökülmeye karşı olduğu için hiç zarar görmezler. Tepe bölgesinin açılması 2-3 yıl içerisinde tamamen dökülür. Bu noktadan sonra tedavi çok fazla bir şey ifade etmeyecektir.

Yinede DHT Baskılayıcı Tedavi Deneyin
Tepe bölgesinde dökülme %95 genetik olup, tedavisi DHT baskılayıcı bilimsel maddeler ile yapılmaktadır. DHT baskılayıcı olarak geliştirilen Procapil, Minoxidil, Fnasterid içeren spreylerden birini kullanabilirsiniz. Benim umudum yok ama 2-3 ay denemek gerekir. Bu süreçte olumlu etki almanız halinde ayva tüyü gibi tüy bile çıkması halinde kullandığınız ürüne + Biotin ekleyerek devam etmelisiniz. Ama herhangi bir etkisi olmaması halinde ise boşuna masraf etmenin anlamı yoktur.

Kelliğin Kesim Çözümü Saç Ekimi Yaptırmaktır!
Evet değerli arkadaşlar kellik problemine kesin çözüm saç ekimi yaptırmaktır. Diğer çözüm yolları sizin için sadece %5 ihtimal anlamına gelmektedir. Kelliğe alışamıyorsanız yapmanız gereken saç ekimi ile eskisi gibi olmasa bile en azından kel olmaktan kurtulursunuz. Eskisi gibi olmaz çünkü sağlıklı saçta 150 ile 220 bin arasında değişen folikül teli bulunmaktadır. Ekim ile en fazla 10 – 20 bin tane ektirilir.

Saç Ekimi Nasıl Yapılır?
Aslında orjinal ismi saç nakli olup, insanın kendi kılının nakil edilmesidir. Genelde enseden alınan kıl kökleri dökülme olan bölgeye iki farklı yöntemle nakil edilir. Ameliyat ile yapılan FUT kesinlikle önermiyoruz. Enseden ameliyat ile alınan saçlı deri tekli ikili şekilde ayrılarak daha sonra nakil yapılır. Bu esnada alınan kılların %30 gibi bölümü ölmektedir. Bir diğer yöntem ise FUE olup, işte bu en gelişmiş yöntemdir. Herhangi bir eğitimi olmadığı için çok fazla insanın bilmediği FUE saç ekimi oldukça mantıklıdır. İğne ile yapılan bir uygulama olup, al, ek mantığına dayanmaktadır. Tek tek alınan kıllar zaman kaybetmeden, kılların ölmesine fırsat vermeden çok ince iğne ile açılan deliğe ekilmektedir. Ameliyat yok, en doğal görünüm, o nedene Saç Ekimi yaptırmadan önce mutlaka hangi yöntem ile yapılacağını öğrenmelisiniz. Ensesinde bandaj sarılı olanlar genelde FUT ile yapılanlar olup, çünkü oradan ameliyat ise alınan saçlı deri kapatılmaktadır.

Op. Dr. Can İŞLER Saç Ekimi Yapmaktadır
Kellik problemi ile karşı karşıya kalanların ihtiyaç duyduğu ekim için önemli isimlerden biride Op. Dr. Can İŞLER olup, ameliyatsız yöntem olan FUE uygulanmaktadır. Doğaldan farksız görünümü elde etmek isterseniz sizde estetik ve plastik cerrahi uzmanı olan Doktor Can İşler’den bilgi almalısınız.

https://www.canisler.com/sac-dokulmesi-nasil-onlenir/

https://www.sachastaliklari.com/dokulen-saclar-cikar-mi/

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Can İşler

1989 Yılında başladığı yüksek öğrenimi çeşitli branşlarda 2002 yılına kadar devam eden bir uzmanımız Op. Dr. Can İŞLER estetik ve plastik cerrahi uzmanı denince ilk akla gelen isimlerden biri olup, 1964 yılında İstanbul’da hayata merhaba demiştir. İlk ve orta öğrenimini doğduğu yer olan İstanbul’da tamamlamış olup, 1982 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde yüksek öğrenim hakkı elde etmiştir.

Op. Dr. Can İşler

Op. Dr. Can İşler Kimdir?
Konuya hızlı bir giriş yaptık, Doktor Can İşler’i yakından tanıma fırsatı bulacak 30 yıldan fazla süren eğitim hayatını baştan sona görme imkanı el edeceksiniz. Aklınıza takılan sorular olursa onuda sayfanın alt kısmında yer alan soru ve yorum formundan doktorumuza sorma imkanı bulacaksınız.

1982 Yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesini Kazandı
İstanbul Erkek Lisesini bitirdikten sonra 1982 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde eğitim almaya hak kazanmıştır. 6 Yıllık eğitim sonunda 1988 yılında mezun olup, 1989-1994 yılları arasında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi eski ismiyle (Samatya Hastanesinde) genel cerrahi uzmanlık ihtisasını almıştır.

İlk Görev Yeri Bursa Orhangazi Devlet Hastaesi Oldu
Samatya hastanesinden genel cerrahi ihtisasını almasına müteakip, ilk görev yeri Bursa’nın en şirin ilçelerinden biri olan Orhangazi Devlet Hastanesi olmuştur.

Zürich Üniversitesinde El Cerrahisi Alanında Eğitim Aldı
Genel cerrahi uzmanlığı ile sınırlı kalmayan Op. Dr. Can İŞLER kendini geliştirme yönünde estetik ve plastik cerrahi uzmanlığına ilk adımı 1996 yılında Zürich Üniversitesi Zürich Tıp Fakültesi’nde, Prof. Dr. V. Meyer’in yanında el cerrahisi eğitimi ile başlamış olup, devamında ise İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi El Cerrahisi Bilim Dalı Prof. Dr. Türker Özkan’ın yanında el cerrahisi eğitimine devam etmiştir.

Viyana Üniversitesinde Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi İhtisasına Başladı
Ömrünü eğitim ve insan sağlığına adayan Op. Dr. Can İŞLER el cerrahisi eğitiminden sonra severek yapacağı mesleğine ilk adımı Viyana Üniversitesi Viyana Tıp Fakültesi’nde Prof. DDr. R. Ewers’in yanında maksillofasyal cerrahi eğitimi alarak devam ettirmiştir. Bu eğitim sonunda Türkiye’de aldığı tıp diplomasının Avusturya’da kabul görmesi için gerekli sınavları başarıyla tamamlamış olup, Viyana Tıp Fakültesi’nden denklik diploması almış ve Avusturya’da doktorluk yapma yetkisi elde etmiştir.

Vakıf Gureba Eğitim Araştırma Hastanesinde Göreve Başladı
Viyana üniversitesindeki Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi İhtisasını tamamlayarak ülkesine dönen Op. Dr. Can İŞLER ilk olarak genel cerrahi istisasını aldığı yer olan İstanbul Eğitim Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi uzmanı olarak göreve başlamış olup devamında Vakıf Gureba Eğitim Araştırma Hastanesi’nde plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı olarak severek yapacağı göreve ilk adımı atmıştır.

Avusturya Vatandaşlığı Verildi
Doktorumuzun başarılarını yakından takip eden Avusturya hükümeti böyle bir değeri kendi ülkesine kazandırmak için Op. Dr. Can İŞLER’e Avusturya vatandaşlığı vermiştir. Buna müteakip olarak 2006’da yılında Stuttgart Marienhospital’de, Prof Dr. W. Gubisch’in yanında burun estetiği almış olup, Avusturya, Almanya ve İsviçre gibi avrupanın önde gelen ülkelerinde denklik belgesi alan ender hekimler arasında yer almaktadır.

Op. Dr. Can İşler’in Yaptığı Estetik ve Tedaviler
Plastik ve estetik cerrahi alanında İstanbul ve Viyana’da bulunan klinikleri ile hizmet veren Doktor Can İşler özellikle kadınların estetik problemleri ile erkeklerin kellik problemine FUE yöntemi ile saç ekimi yaparak çözüm bulmaktadır. Şimdi dilerseniz yaptığı tedavilere bir göz atalım.

Saç Ekimi
Erkeklerde sıkça gördüğümüz kellik problemi saç dökülmesinin önlem alınmaması halinde ortaya çıkacak halidir. 3 Yıl gibi bir süre saç üretimi olmayan köklerde ölme olup, artık yeniden saç çıkması bir bir mucizedir. Çözümü ile Saç Ekimi olup, en gelişmiş yöntemlerden biri olan FUE uygulanmaktadır. Doğaldan farksız görünüm elde edeceğiniz FUE Saç Ekimi ile kellik probleminden kurtulabilirsiniz.

Meme Hastalıkları ve Estetiği
İlk başta kadınları etkilediği düşünülse bile aslında erkekler içinde meme sorunları bir çok yönüyle ele alınmaktadır. Özellikle ergenlik dönemi erkeklerde meme büyümesi fazla kilo problemi ile devam etmektedir. Çözümü meme küçültme ameliyatı Jinekomasti olup, bu durum kadınlarda sık uygulanmaktadır. Büyük ve sarkık memelerin küçültme işlemi dışında ayrıca küçük memelerin büyütülmesi ve dikleştirilmesi için yine Op. Dr. Can İŞLER verdiği hizmetler arasında yer almakta olup, her 8 kadının birinde görülen meme kanseri teşhis ve tedavisi için Doktor Can İşler Türkiye ve yurt dışında hizmet vermektedir.

Karın Germe
Özellikle fazla kilo problemi ile ortaya çıkan karın bölgesindeki yağlanma ve kas problemi zayıflama ve spor ile düzelmesi çok fazla mümkün olmayıp, mutlaka estetik cerrahi uzmanı tarafından karın germe işlemi yapılması gerekir. Karın bölgesindeki fazla derinin alınıp, karın kaslarının olması gereken yere çekilir.

Burun Estetiği
Bir çok insan nefes almakta zorlanır ve geceleri horlama, nefessiz kalma gibi sorunlarla karşılaşır. Bunun nedeni burun tıkanıklığı olup, insanı ölüme götürebilmektedir. Çözümü oldukça basit olup, ayrıca burun düzeltme estetiği ile ideal ve güzel görünümlü bir buruna sahip olursunuz.

Botoks
Tüm kadınlar bebek gibi güzel ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak isterler, bunu günümüzde cilt bakım ürünleri ile yapmaya çalışsalar da çok fazla etkisi olmaz. Bu konuda en etkili yöntem botoks olup, daha gergin ve kırışıklıklardan uzak bir cilde sahip olursunuz. 5 Dakika gibi kısa bir sürede istediğiniz güzel görünüme kavuşun.

Op. Dr. Can İşler Kliniği Nerede
Türkiye ve Avusturya’da hizmet veren uzmanımıza aşağıdaki adres ve telefonlardan ulaşabilirsiniz.

[accordion]
[acc_item title=”İstanbul / Nişantaşı”]Şakayık Sokak Gül Apartmanı No:69 Kat:2 Şişli
0212 240 22 15 GSM: 0533 816 61 98[/acc_item]
[acc_item title=”Avusturya / Viyana”]Piaristengasse 2-4/4 1080 Wien / Österreich
+ 43 699 13 14 15 30[/acc_item]

[/accordion]

https://www.canisler.com